God of War III {İnceleme}

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Güncel God of War III {İnceleme}

Mesaj tarafından ForceHawk_7z Bir C.tesi Mart 27, 2010 3:25 pm

LEVEL Online’da yazmayı seviyorum arkadaş. Neden mi? Çünkü kelime kısıtlaması yok. Yaz yazabildiğin kadar. İstersem şimdi fıkra anlatırım, havadan sudan bahsederim, kepek problemimden yakınırım... Ayaklarımı uzatarak, ellerimi başımın arkasına koyarak yaparım bunu. Serile serile, yayıla yayıla, oh! Gel keyfim gel, git keyfim git... Bu yazıda minik bir yardımcım da var. Her akşam kapımı çalıp “Dayı, ne oynuyorsun?” diyerek önüme dikilen, sinema filmi izler gibi oyunumu izleyen yeğenim ile GoW3 oynadık. (Ben oynadım, o izledi daha doğrusu.) Anlayacağınız oyunu iki kişi tanıtacağız; Deniz efendinin değerli yorumlarını da araya sıkıştırırım.

God of War serisi, Devil May Cry ya da Prototype sınıfına sokabileceğim fakat hikayesi ve görselliği açısından alıp daha üst bir seviyeye koyacağım, PlayStation’ın tacındaki en değerli taşlardan biri. Serinin fanatikleri hikayeyi ezbere biliyorlardır fakat “Nedir bu GoW serisi?” diyen birileri varsa aranızda, kısaca "bir varmış, bir yokmuş" diye başlayayım.

Kratos denen aygır, Sparta ordusunun başında önüne geleni deviren bir savaşçıydı. Gel gör ki bir gün baltayı taşa vurdu ve barbarlar savaşta kendisini bir kaşık suda boğacak iken, bunu gururuna yediremedi ve -ruhunu şeytana satar gibi- bu savaşı kazanmasına yardımcı olursa tamamen Ares’in emri altına gireceğine yemin etti. “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez abi” diyen kavga gürültü tanrısı Ares, barbarları hallaç pamuğu gibi salladı ve böylece Kratos onun emrine girdi. Ama bir daha gelin görün ki Ares zalim bir patron çıktı, oradan oraya savaşta koştura koştura Kratos’un iflahı kesildi, imanı gevredi. Kratos en doğalından ve kocamanından Ares’e gıcık kapmaya başladı. Bütün bu savaş çılgınlığının arasında karısı ve kızı da kaynayan Kratos’un çitleri çoktan yıkılmış, keçileri ise Bağdat’ı geçmişti. Ares de elinin altında böyle bir enayi varken orayı buraya yıka yıka sonunda gözünü Atina’ya dikince, diğer tanrılar “Çüş artık!” dediler ve eğer Kratos, Ares’i durdurmayı başarırsa bütün günahlarını sileceklerini ve özgürlüğünü vereceklerini vaat ettiler.Gözüne daha önceden kestirdiği Ares’e böyle bir kazık atma fırsatını kaçırmak istemeyen Kratos, onunla aynı boyutta kapışabilmek için meşhur Pandora’nın kutusunu arar, bulur, Ares’in ümüğüne ot tıkar. Bu insanüstü, tanrısal başarının mükafatı da anormal olur. Ares nalları diktiği için Kratos yeni savaş tanrısı olur ve Olimpos’ta kendisine özel ofis tahsis edilir. Ama keçiler kaçmıştır bir kere ve gelen gideni aratmaktadır. En son piyango Rodos’a vurur, sağlam bir savunma gösteren Rodos savaşçıları karşısında ezilen askerlerini yukarıdan izleyen Kratos efendi yenilgiyi tanrısal erkekliğine yediremez ve adamlarına koltuk çıkmak için tanrısal bir zıplayış ile Rodos’a iner, tam tanrısal bir sille ile Rodos’u alacak iken bir bülbül (Tamam, kuşun cinsini uydurdum.) omzuna konar... Aslında o bülbül Zeus’tur ve Kratos’a kızan tanrılara destek vererek güçlerinin bir bölümünü ondan alır, ünlü Rodos heykeline aktarır. Tabii ki Kratos bunu da dinlemez, vandallara yakışan kuvvetiyle heykel, sanat, hayal gücü dinlemez, heykeli yerle yeksan eder. Gözüne Zeus’u kestirir, zaman içinde Titan'ların da desteğini aldığı uzun yolculuğun sonunda tam Zeus’u da öldürüp seri cinayetlerine birini daha ekleyecek iken araya Athena girer, babasını kurtarır, kendisi ölür. İyice yalan rüzgarına dönen hikayede tahtaları zaten eksik Kratos’un, Athena’nın son nefesinde Zeus’un aslında babası olduğunu öğrenmesiyle akıl melakeleri tümden kaçar... Zeus da kaçar... Kratos olanları Titan'lara anlatır, zaten evvelden Zeus’un kazığını yemiş olan Titan'lar Olimpos’a saldırı için Kratos ile bir olur. God of War III de burada başlar..Dikkatinizi çektiyse ortada oğlun babayı, babanın da oğlunu öldürme girişimi mevcut. Aslında Zeus da aynı kaderi paylaşmıştı. Babası Kronos (Zaman Tanrısı), doğan çocuklarından birinin yerine geçeceğini bir kehanet sayesinde duymuş ve doğan bütün bebeklerini yutmaya başlamıştı. Annesi Rhea ne yapmış, ne etmiş, Zeus’u kundağından almış ve yerine taş koymuştu. Kronos çocuğunu yediğini düşünerek kandırılmış ve Zeus’un hayatı kurtulmuştu. Sonradan Rhea, oğlunu Girit’e kaçırır ve su perileriyle oğlunu büyütür, Girit ise Zeus’a kol kanat gerer. Zeus büyür, babasına ve Titan'lara karşı savaşır, başarılı da olur. Kronos’tan yuttuğu bütün çocukları geri öğürmesini ister. Kurtulan çocuklar bugünkü Yunan tanrıları olurlar. Şimdiyse tarih tekerrür etmekte ve Kratos babasını öldürmeye çalışmaktadır. Yeri gelmişken belirteyim, Yunan Mitolojisi'nde Kratos diye bir karakter yok. Baba ve oğlun birbirini öldürmeye çalışması teması ise Türk Mitolojisi'nde de bolca işlenmiştir. En ünlüsü ise Karahan ve Oğuz Kağan arasındaki rekabettir.


Neys,e siz uyumaya başlamadan hemen oyuna girelim. Hikaye GoW2’de kaldığı yerden o kadar hareketli bir şekilde GoW3’te başlıyor ki kendinizi Gaia’nın sırtında, Olimpos’a tırmanırken büyük bir savaşın içinde buluyorsunuz. Bu ilk bölümü hiç takılmadan geçerseniz 20 dakika da bitirebilirsiniz. Bitirdikten sonra şunu anlayacaksınız: Aslında oyun yeni başlıyor. Bütün bu yaşadığınız savaş çılgınlığı aslında oyunun hikayesine girmek ve sizi ısıtmak için önden soğuk tabak servisi yapılması gibiymiş... Gaia’nın sırtında yukarı tırmanırken kamera açısı sürekli değişiyor fakat bu hızlı değişiklikler o kadar ustaca birbirine bağlanmış ki başınız dönmüyor, aksine içinde bulunduğunuz savaşın büyüsüne kendinizi kaptırıyorsunuz. Bu ara bölümün sonunda Gaia’nın sırtında Poseidon ile savaşıyor ve Gaia’nın yardımı ile denizlerin tanrısını avatarından koparıp insan formuna döndürdükten sonra, harika hazırlanmış bir dövüş sahnesi eşliğinde koskoca Poseidon’un ağzını burnunu kırmak sureti ile onu öldürüyoruz. Oyunun bu sahnesi çok hoşuma gittiği için özellikle anlatmak istiyorum. Bu dövüş sahnesini Poseidon’un kafasındaki bir kameradan izlediğinizi hayal edin, gözünüzün önünde Kratos var ve size amansızca vurup oradan buraya savuruyor sizi. Tabii ki oyuncu olarak bize düşen görev, ekranda aniden beliren tuş sıralamasına zamanında basarak Poseidon’a temiz bir dayak atmak. Bu sahnelerde sol elimle yeğenimin gözünü kapatıp sağ elim gamepad'de oyunu oynadım. Vahşet seviyesini tahmin edin...Poseidon aradan çıktıktan sonra Kratos büyük bir hınçla Zeus’un makamına çıkar. Ne oluyor, ne çabuk birbirleriyle savaşmaya başladılar derken baba çok öfkelenir ve kızgın gökyüzünün bütün hışmından aldığı yıldırım ile Kratos’a saldırır. Gaia ile beraber Olimpos’tan aşağıya düşmeye başladığımızda, Gaia’nın aslında bizi kullandığını öğreniyoruz. Tutunmamıza yardım etmiyor ve biz de Hades’in yeraltı krallığına uçuyoruz. Oyun da asıl bu noktada başlıyor.
Önceki oyunlardan yabancı olmadığımız sandıklar ve düşmanları öldürünce parlak noktaların çıkması geleneği aynen devam ediyor. Kırmızı ile silahları güçlendirip yeni özellikler kazanırken, mavi olanı bir nevi mana görevi görüyor ve kısıtlı sayıdaki büyü tipinde hareketler yapmamızı sağlıyor. Yeşil olan ise canımızı dolduruyor. Oyunda biraz ilerledikten sonra altın renginde noktaların da sandıklardan çıktığını göreceksiniz. "Blade of Olympus" denen silahı aldığınız zaman dövüştükçe sağ altta beliren GoW logosu parlamaya başlayacak ve belli bir seviyeye geldiğinde Blade of Olympus’u kullanıp düşmanlara çok kısa bir süreliğine anormal hasar verebileceksiniz. Bazen açtığınız kutulardan çıkan altın renkli haleler bu gücü doldurabiliyor.Bilmiyorum siz ne düşünürsünüz ama GoW3’te sürekli düşük seviyeden yaratıkların önceki serilere göre akmadığını hissettim. Bunun yerine oyuncuyu daha çok mücadele ettirecek güçlü yaratıklar konulmuş gibime geldi. Onu bunu ittirerek çözdüğümüz ufak bulmacalardaki sayıda da artış var. Kafanızda yanlış bir fikir oluşmasın; bu dediklerim hikaye örgüsüne o kadar başarı ile oturtulmuş ki hiç sıkılmadan "acaba şimdi ne olacak" diye oynaya oynaya gece yarılarına kadar vakit geçiriyorsunuz. Oyunda "mini boss" tadında düşmanların sayısı arttı demiştim. Bunlar genelde teker teker gelmiyor ve çok kuvvetli vuruyorlar. Bu noktada "dodge", yani yerden yuvarlanarak kaçma hareketi müthiş önem kazanıyor. Çünkü ister tanrılara karşı olsun, ister mini boss’lara karşı savaşırken olsun işin bütün püf noktası doğru zamanda düşmanın hareketinden kaçmak, doğru zamanda yeteri kadar vurmak ve yine kaçmakta bitiyor. İşin bütün esprisi bu... Eğer Kratos’un birbirinden güzel kılıç hareketlerine kendinizi kaptırıp kombo yapacağım diye gaza gelirseniz karşı saldırıya uğramak garanti. Bu da çok değerli canınızı büyük miktarda azaltıyor.
Artık İkarus’un kanatlarını taşıyoruz. Bu kanatlar çok yüksekten ileriye doğru yavaşça süzülmeye yardımcı oluyor ki ulaşılamayan çoğu noktaya bu şekilde varılabiliyor. Başka bir yeni silah ise "Bow of Apollo". Seri şekilde ok atmaya yaramasının yanı sıra şarj edildiği taktirde yanan koca bir ok ile düşmanı alevler içinde bırakabiliyor. Ayrıca bazı noktalarda yolu tıkayan kırmızı renkli dallar da sadece Apollo’nun Yayı sayesinde yakılabiliyor. Savaş için çok faydalı olmayan bir silah.Oyunda gizli mekanlar mevcut ama yerleri o kadar kolay bulunuyor ki çok büyük dikkat vermeye gerek yok. Buralardan genelde içinden Eye of Gorgon (Toplam can barınızı arttırır.), Phoenix Feather (Toplam mananızı arttırır.) ve Minotaur Horn (Silahların verdiği hasarı arttırır.) gibi zor bulunan eşyaları içinde saklayan sandıklar çıkıyor. Bulmacaları çözmenize yardımcı olacak eşyaların önünde beyaz bir yıldız parladığından bunları çözmek çok zor değil. Genelde onu bunu ittir, hızla bir yere koş ya da bir yerden bir yere zamanında atla hareketleriyle bezeli bulmacalar zekayı kullandırttığı kadar el becerinizi de zorluyor. Bazı bulmacaları çözünce ya da gizli yerleri bulunca toplamda 36 adet olan trophie'leri teker teker açıyorsunuz. Bazılarına örnek vermek gerekirse: “Mr. Hand”, Hades’in gizli odasını bulmanızı istiyor ama gün gibi ortada olduğu için nesi zor, anlayamadım. “Releasing the Floodgate” ise Poseidon’u öldürdüğünüzde açılıyor.
Oyunda eskisine nazaran çok daha fazla etkileşime girilebilecek eşya ve çevresel faktör var. Oradan buraya zıplamak için ip, kendi zincirlerimiz, uçan harpiler ve kanatlarımız gibi aracıları kullanıyoruz. Oyun bu konuda hangi tuş sıralamasını kullanmanız gerektiğini ekranda belirterek gayet yardımcı oluyor; çünkü GoW3’te ciddi şekilde fazla tuş kombosu var. Kratos’un artık iyice vahşileştiğini belirtmeden edemeyeceğim. Eline düşen adamın canına okuyor. Tabii ki bu yüzden yakınmıyorum; oyunun hızına, akışına destek veren en önemli faktör olan dövüş sahnelerinin yaratıcı şekilde hazırlanmış olması muhteşem. Kratos her düşmanı birbirinden farklı koreografiler eşliğinde ortadan kaldırıyor ve bu konuda size geniş bir "Fatality" yelpazesi sunuyor.


Grafikler ve atmosfer çok iyi hazırlanmış ama oyun çıkar çıkmaz yamalanacağından eminim; çünkü oynarken ilk üç saatimde iki büyük hata ile karşılaştım. Birincisi Bow of Apollo’yu aldığım mekanda, normalde başka türlü içine girmem gereken bir odaya duvardaki grafik hatasından girdim ve bir daha çıkamadım. İkincisi ise Hades’in mekanında elinde koca balyozlar olan heykellerin olduğu yolun sonunda çıkabiliyor. İçinden geçmeniz gereken mağara, grafik hatasına boğuluyor ve bir şey göremez oluyorsunuz. Bunu aşmak için o bölümün başına kadar geri koşun, sonra tekrar mağaraya koştuğunuzda hatanın ortadan kaldığını göreceksiniz. Bu birkaç hata sözü bile edilmeyecek ufak ayrıntılar. Büyük bir hayran kitlesine sahip, uzun süreden beri beklenen God of War III ortalığı yıka yıka Olimpos’u devirmek için savaşı ayaklarımıza getirdi. PlayStation 3’ün nimetlerinden büyük ölçüde faydalanarak, görsel şölen eşliğinde ve içi entrika dolu bir maceraya davet ediyor. Serinin önceki oyunlarına nazaran çok daha dengeli dövüş, bulmaca ve hikaye örgüsü ise bu senenin kesinlikle oynanması gereken oyunlarından biri olduğunu üstüne basarak belirtiyorum.
EKRAN GÖRÜNTÜLERİ




M.R * ForceHawk_7z
avatar
ForceHawk_7z
Yaratıcı

Rep Puanı Rep Puanı : 1365
Başarı Sistemi Başarı Sistemi : 52

http://oyun.lifeme.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz